OTİZM

Otizm’i ilk olarak 1944 yılında Leo Kanner tarif etti. Hans Asperger ise hemen aynı yıllarda Kanner’den bağımsız olarak otizmi tarif etmiş ve otistik tanımını kullanmıştır.
İstatistiklere göre yaklaşık her 1000 bir çocuktan biri otistik ,ABD’deki rakamlar görülme sıklığının giderek arttığını göstermekte hatta görülme sıklığını 1/250 olarak veren araştırmalar dahi var.
Genelde son zamanların kabul edilen istatistiki rakamı 1 / 500 dür.
Erkek çocuklarda görülme sıklığı daha fazla , 3-4 erkek çocuğa karşı ancak 1 kız çocuğu otistiktir.
Otizm çok geniş bir spektrumu içerir.
En üst seviyede fonksiyon gösteren Asperger sendromu olarak adlandırılan otistikler müzik-matematik gibi alanlarda üstün zekalı olarak tanımlansalar dahi sosyal-duygusal otistik özellikler içerirler.( Buna en bilinen örnek Dustin Hoffman’ın canlandırdığı Rainman )
Otistik bir bebek daha 2-3 aylıkken dahi belirti verebilir.
Erken tanı çok önemli olduğu için ebeveynlere, aile ve çocuk doktorlarına çok iş düşmektedir.
Her otistik çocuk kendine özel bir vakadır.
Unutmamamız gereken bazı çocukların dünyasına ön, bazılarının dünyasına arka kapıdan girebileceğimizdir.
Duygularını anlatma güçlüğü içerisindeki otistik çocukların depresyon ve anksiyete ( huzursuzluk ) ,katatoni gibi ek psikiyatrik problemlerinin bazan otistik bulgular olarak değerlendirilip atlanma riski vardır.
Neden tam olarak ortaya konamamıştır, temelinde GENETİK BİR YATKINLIK olduğu kabul edilmekte. Bunu karma aşılar, otoimmunite, allerjiler, civa kurşun kadmiyum gibi metal zehirlenmeleri ( çevresel koşullar ) ve ailede oluşan psikolojik travmaların TETİKLEDİĞİ düşünülmektedir.
1970 li yıllarda .çocuğun bu davranışlarından ’soğuk anne’ sorumlu tutulurdu. Bu yanlış yaklaşım bugün terk edilmiştir.
Tanı uzmanlarca konduktan sonra aileleri zorlu bir maraton bekler.
Bu çocukların sevgi dolu bir ortam içerisinde özel eğitim almaları gerekmektedir.
Otistik çocukların bazılarında epilepsi, down sendromu, micro-macro ensefali,
serebral palsy, işitme ve görme defektleri gibi fiziksel engeller görülebilir.
( Yaklaşık % 25 otistik çocuğun aynı zamanda epileptik olması konunun ne kadar hassasiyetle takip edilmesi gerektiğini gösterir )
Otizm ve beyin biyokimyası arasındaki ilişki henüz tam açıklanamamış olsa da, birçok neurokimyasal maddeler ( özellikle dopamin ve serotonin )ve enzim sistemlerinde problem vardır.Bu amaçla kullanılan kimyasal ilaçlar vardır. Sindirim sistemlerinde de problem olan bazı otistik çocuklar testler sonucu gluten (Buğday) ve kazein ( süt ) proteinlerine allerjik bulunurlar ise gluten ve kazein içermeyen diyetlerden yarar görürler.
Gluten içermeyen ekmek temini dahi aileler için bir problemdir.
Aynı zamanda çölyak hastalığı olan çocuklarında glutensiz diyete gereksinimi vardır.Gluten içermeyen un ve ekmek ucuz fiatlarla ailelere temin edilmeli, bunun için yerel yönetimlerde çaba göstermelidir.
Otistik yada Down sendromlu bir çocuğa sahip olmak bir SUÇ değildir.
Down sendromu için gebeliğin 16. haftasında yapılan üçlü tarama testi, ayrıntılı Ultrasonda ense kalınlığının ( nuchal pli ) ölçülmesi, buradan gelen sonuçlara göre amniosentez dediğimiz rahimden su alınması gibi tanı yöntemleri varsa da, otizm için henüz böyle bir tanı sistemi geliştirilememiştir.
Dr.İnci Erkin- Biyokimya Uzmanı

    ATİPİK OTİZM

  • Otistik belirtiler zamanla kaybolabilir.
  • İyi bir eğitim ve elverişli şartlarda tamamen normale dönebilir.
  • Ağır formu yoktur ve hafif otizmden ayrılması zordur.
  • Mizahı anlama ve oluşturmada, karşı cinsle ilişki başta olmak üzere insan ilişkilerinde hep ciddi sorunlar yaşanır.
  • Dil sorunu varsa kısa sürelidir; nihai olarak düzgün gramer ve fonoloji ile konuşurlar.
  • Kendine zarar verici davranış görülmez.
  • Öğrenme sorunları olabilir ve okul sorunları yaşanır.
  • Dar ve yoğunlaşmış bir ilgi alanı vardır.
  • Panik ataklar sık görülebilir.

OTİSTİK REGRESYON;

Normal bir doğum
8 ay-2 yaş arası aniden ve sıklıkla aylar içinde otistik belirtilerin ortaya çıkması. İlk belirtileri çocuğun öğrendiği kelimeleri unutması yada içe dönmeye başlaması şeklinde olur. Otistik gerileme bazen epilepsi nöbetleri ile ilişkilidir. Otistik tanısı alan çocukların en az 1/3’ünde otistik regresyon görülür.

    OTİZM YELPAZESİ DIŞINDA OLUP, BELİRTİLERİ AÇISINDAN OTİZMLE KARIŞABİLEN PEK ÇOK HASTALIK VARDIR;

  • Çocukluk çağı depresyonu
  • Ağır dikkat kusuru
  • Doğuştan işitme engeli
  • Doğuştan görme engeli
  • Konuşma bozukluğu
  • Seçici mutizm
  • Stereotipik hareket bozukluğu
  • Çekingen kişilik bozukluğu
  • Tepkisel bağlanma bozukluğu
  • Sosyal öğrenme bozukluğu
  • Çocukluğun dezintegratif bozukluğu
  • Rett bozukluğu